SANATÇI PROFİLİ

GÜLER AŞIK

  • İstanbul/Türkiye
  • Kategorileri:
    desen, dijital, ilüstrasyon, enstalasyon, pentür, performans, fotoğraf, video, heykel, grafik

RÖPORTAJ: NEVİN ZAHAL TOLLU İLE SANAT YAŞAMI ÜZERİNE...-2

RÖPORTAJ: NEVİN ZAHAL TOLLU İLE SANAT YAŞAMI ÜZERİNE...-2

Bu başlığa 0 yorum yapılmış
Plastik Sanatlar Akademia Sanat Mayýs 2008 Güler Aþýk NEVÝN ZAHAL TOLLU ÝLE SANAT YAÞAMI ÜZERÝNE (2) G.A: Resimlerinizdeki figürlere bakýnca hepsi yüzlerinde hüzün taþýyorlar ancak dinamik bir yapýlarý var. N.Z.T: O figürlerde hayatýn kendisi var; mutluluklar ,mutsuzluklar. Yani yaþadýklarým. Duraðanlýktan hoþlanmýyorum.Resimlerim devamlý bir aksiyon içinde. Hareket bana yaþam gücü veriyor. Eskiden geceleri çalýþýrdým. Tualinizin baþýnda yoðunlaþmak çok önemli . Telefon çalýyorsa, konuþmalar varsa; daha doðrusu en ufacýk bir ses ve hareket konsantrasyonunuzu bozar. Ses olmadan sadece tualimle baþ baþa ve özgürce kuþlarla uçuyorum, çiçeklerle nefes alýyorum. Doða benim çýkýþ noktam. Bizler de doðanýn bir parçasý deðil miyiz? Ýþte diyorum ki bizler toprakla bütünleþtiðimizde eserlerimizle hala yaþýyor olacaðýz. G.A: Sanatçýya verilen destek konusunda ne düþünüyorsunuz? N.Z.T: Destek görmek muhakkak çok önemli ama ben bir sanatçý olarak destek görmedim. Destek sadece ailemden geldi. Beni okutarak sanat dünyasýna adým atmamý, hocalarým da bilgilendirip,çalýþmalarýmdan dolayý beni yüreklendirdiler. G.A: Resimlerinizdeki figürler tanýdýðýnýz insanlar mý yoksa hayal dünyanýzda yaþattýðýnýz insanlar mý? N.Z.T:Sanatçý otururken çalýþýr, çalýþmaya baþladýðýnda da dinlenir. Ben yolda, otobüste, tabiata bakarken binlerce desen çizer, resim yaparým. Bunlarý bilgisayar denen beyne yerleþtiririm.Bilgisayara derken ayrýca belirteyim teknoloji özürlüsüyüm .Tuvalimin baþýnda düþündüðüm kompozisyona uygun olanlarý oradan tuvalime aktarýrým,hayal gücüyle. Hiçbir objeyi karþýma alýp çalýþmam.Talebelik zamanýnda bunu yaptýk ama talebelikten sonra ki çalýþmlarda yaratýcýlýða açýk olan çalýþmalarýnýz kýsýtlanýr. G.A: 26 Mart- 15 Nisan 2008 tarihleri arasýnda AKM Sanat Galerisinde "Dünden-Bugüne" adlý retrospektif serginiz oldu.Bundan bahseder misiniz? N.Z.T: Daha önce bir retrospektif yapmýþtým; Ortaköy Sanat Galerisi'nde son on yýlýn çalýþmalarýndan oluþan. Uzun soluklu bir sergi yapmayý hep düþlüyordum ama bir türlü fýrsat olmuyordu. Akademi çalýþmalarým ( Mimar Sinan ve Roma Akademisi çalýþmalarým, Türkiyeye döndükten sonraki çalýþmalarým ve 17 senelik aradan sonra '90 yýlýndan bu güne attýðým adýmlarý sergiledim. G.A: Yurtdýþýnda da bir çok sergiye katýldýnýz. Burada sergi açmaktan daha zordur herhalde. N.Z.T: Tabi yurtdýþýnda sergi açmak zor.Ben U.F.A.C.S.Ý. (Uluslararasý Kadýn Sanatçýlar Birliði) , F.A.M. (Akdeniz Kadýn Sanatçýlar Birliði) ye üyeyim. Yurtdýþýna davetli olarak gidiyoruz. Bir de Cumhuriyet kutlamalarý için büyükelçiliklerimizden davet mektubu geliyor. Maddi ve manevi yorgunlukla düþünemezsiniz. Ülkenizi tanýtým açýsýndan aldýðýnýz eleþtiriler, size mutluluk veriyor. Kültür Bakanlýðý ve Dýþiþleri Bakanlýðýnýn yazýlarý ve müze çýkýþýmýz bizlere sadece gümrüklerde kolaylýk saðlýyor.Baþkaca maddi ve manevi destek görmüyoruz. G.A: Akademiye girdiðiniz dönemin sosyo-ekonomik,kültürel ortamýyla þimdiki dönemin ortamý çok farklý. Bu iki dönemi karþýlaþtýrdýðýnýzda nasýl bir sonuç çýkýyor karþýnýza? N.Z.T: Akademi yýllarýmda iki ihtilal, bir muhtýra gördük.Þartlarýmýz zorluydu. Maddi ve manevi açýdan çok zorlanýyorduk. Akademi imtihanlarýna sadece bu iþe gönül vermiþ olanlar giriyordu.Þimdi merkezi sistemle talebe alýyorlar.Gençler tutturduklarý puanla istemeseler de okula giriyorlar. Bunlar arasýndan kaç kiþi sanatçý yetiþecek. G.A: Unutamadýðýnýz anýlarýnýzdan bir tanesini anlatýr mýsýnýz? N.Z.T: Henüz akademinin orta bölümünde öðrenciyiz. Dýþarýdayýz. Yabancý profesörler gelmiþ akademiyi geziyorlar. Hepimiz atölyelere döndük. Mimarlardan bir hoca ve o zaman asistan olan Devrim Erbil Bey atölyeleri dolaþtýrýyorlar. Cemal Tollu atölyesini dolaþtýlar. Benim sehpanýn önünde durdular.Çizdiðim deseni çok beðenmiþlerdi ve profesörlerden birisi "ben hep böyle bir desen çizmek istedim, hayatým boyunca, ama hiç çizemedim" dedi. O zaman çok onurlanmýþtým. G.A: Ýlk sattýðýnýz resmi hatýrlýyor musunuz? N.Z.T: Akademide talebeyken 1965 yýlýnda ilk defa Devlet Resim ve Heykel sergisine katýldým. Çocukluðumun geçtiði evimizin karþýsýnda bir sokak arasý görünürdü. Ordan görünen peyzaj beni çok etkilerdi. O nu yapmýþtým. Bir mektup aldým: " Akademi öðrencisi Nevin Zahal, Devlet Resim Heykel sergisindeki eseriniz çok beðendik, 275 liraya satmak isterseniz, almak istiyorum" diyordu.Çok heyecanlanmýþtým. Bir hafta sonra ikinci bir mektup daha aldým: "Eseriniz Basýn- yayýn Umum Müdürlüðüne 500 liraya satýlmýþtýr. Muameleler için Ankara'ya müracaat ediniz" diye. G.A: Son olarak neler söylemek istersiniz? N.Z.T: Hiçbir þey demek istemiyorum ama gençlere: "çalýþýn, çalýþýn; þartlarýn sizleri ezmesine izin vermeyin. Mücadeleler bu ülke için bir nokta olursa, bu noktalarla bir çizgi yaparýz" diyorum. G.A: Bizlere vakit ayýrdýðýnýz için teþekkürler. N.Z.T: Ben teþekkür ederim. Yollarýnýz ve ülkemiz aydýnlýk olsun.

YORUMLAR

Bu içerik onaylanmış yorum içermiyor.
Yorum yazmak için sisteme üye girişi yapmanız gerekiyor.
Üye değilseniz kayıt olmak için tıklayın.